Anayasa Mahkemesi (AYM), Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nda yer alan bazı hükümleri Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Yüksek Mahkeme; spor kulüplerinin tüzel kişilik kazanmasını Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın tesciline bağlayan kural ile Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Tahkim Kurulu üyelerinin TFF Yönetim Kurulu tarafından seçilmesini öngören düzenlemeleri bozdu. Öte yandan, profesyonel spor kulüplerine belediyelerden kaynak aktarılmasını yasaklayan düzenlemenin iptal istemi ise reddedildi. İptal edilen hükümler, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlükten kalkacak.
Ana Muhalefet Partisi’nin, 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’yla değiştirilen 5894 sayılı TFF Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un ilgili maddelerinin iptali istemiyle yaptığı başvuru karara bağlandı. AYM’nin Resmi Gazete’de yayımlanan gerekçeli kararında öne çıkan detaylar şöyle:
ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜNE İHLAL VURGUSU
Spor kulüplerinin tüzel kişilik kazanmasını tescil şartına bağlayan kuralın iptal gerekçesinde, uygulamanın kuruluşu adeta “Bakanlığın iznine” tabi kıldığı belirtildi. Bu durumun, Anayasa’nın 33. maddesinde yer alan “herkesin önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahip olduğu” ilkesiyle bağdaşmadığı vurgulandı. Yüksek Mahkeme, bu kuralın örgütlenme özgürlüğüne anayasaya aykırı bir sınırlama getirdiğine hükmetti.
“TAHKİM KURULU BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ OLMALI”
TFF Tahkim Kurulu üyelerinin, Yönetim Kurulu tarafından seçilmesine olanak tanıyan düzenleme de iptal edildi. Kararda, zorunlu tahkim sistemi nedeniyle kararları kesin olan Kurul’un, “bağımsız ve tarafsız bir mahkeme” niteliği taşıması ve adil yargılanma hakkı güvencelerini barındırması gerektiğinin altı çizildi. Mevcut kanunda, uyuşmazlığın tarafları olan kulüpler, futbolcular veya hakemlerin Tahkim Kurulu üyelerinin belirlenmesinde hiçbir etkisinin bulunmadığı; bu durumun bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerine, dolayısıyla Anayasa’nın 9., 36. ve 138. maddelerine aykırı olduğu tespit edildi.
Yüksek Mahkeme, büyükşehir belediyeleri ve bağlı kuruluşlarının profesyonel spor kulüplerine kaynak aktarmasını veya yardımda bulunmasını yasaklayan kuralın iptal istemini ise reddetti. Ret gerekçesinde, düzenlemenin sporda haksız rekabeti önlemeyi ve kamu yararını amaçladığı ifade edildi. Yasağın yalnızca profesyonel spor dalları ile sınırlandırıldığı; belediyelerin gençleri teşvik etmek amacıyla amatör spor kulüplerine ayni ve nakdi yardım yapma yetkisinin korunduğu hatırlatıldı. Bu bağlamda, kuralın mahalli idarelerin mali özerkliğine orantısız bir sınırlama getirmediği kaydedildi.
BELEDİYELER SPORUN TABANA YAYILMASINA ARACILIK ETMELİ
AYM kararında belediyelerin ülkemizde halk sağlığını ve yaşam kalitesini ilgilendiren spor faaliyetlerine aracılık etmeleri son kararda da vurgulandı. İptal metninde, “Bununla birlikte, belediyelerin profesyonel spor kulüplerini desteklemesi yerine, amatör spor kulüplerini destekleyerek halkımıza ulaşmasında herhangi bir hukuki engel yoktur. Aksine, mevcut hukuki mevzuat bunu büyükşehir ve belde belediyelere görev olarak yüklemektedir.” ifadeleri yer aldı.
AYM kararında, özlük hakları konusunda, TFF’nin yapısına ve işleyişine dair temel çerçeve çizilmeden, yetkinin tamamen federasyon statülerine bırakılmasını Anayasa’ya aykırı buldu. Sporcuların sözleşmesel hakları, çalışma koşulları ve statüleri, kişilerin hak ve ödevlerini doğrudan etkilediğini vurgulayan AYM, “Belirlilik” ve “Hukuki güvenlik” ilkeleri uyarınca; sporcuların geleceği federasyonların iki dudağı arasından alınmalı, mülkiyet ve çalışma hakkını etkileyen bu unsurlar doğrudan kanunla koruma altına alınmalıdır.” görüşünü savundu.
BAKANLIK, FEDERASYONLARA KANUNLA DÜZENLENMEYEN GÖREVLER YÜKLEYEMEYECEK
Mahkeme, federasyonların organlarının (Genel Kurul, Yönetim Kurulu) oluşumunda dahi yasal bir çerçevenin eksikliğine dikkat çekti. Bu durum, idarenin (Gençlik ve Spor Bakanlığı) federasyonlar üzerindeki vesayet yetkisinin de sınırlarını belirler. Anayasa’nın 123. maddesi uyarınca idare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. AYM’nin “yasama yetkisinin devredilemezliği” ve “kanuni çerçeve” vurgusu, “Bakanlığın kanunda karşılığı olmayan herhangi bir görevi veya sorumluluğu federasyonlara yüklemesini hukuken imkânsız kılar” sözleriyle ifade edildi.






